Sayfalar

21 Eylül 2011 Çarşamba

Boş

Seher vaktinde yağmur atıştırdı bu sabah. Açtım pencereyi dışarıya baktım. Serinlik çarptı yüzüme, yağmurun aslında normalde olmadığını düşündüğüm kokusu bile geldi burnuma...
Sonbahar çocuğuyum resmen. (ki; takriben beş gün sonra doğum günüme uyanmış olacağım.)
Ama gel gör; ne kışla, ne soğukla, ne de sertse eğer; sonbaharla aramı düzeltebilmiş değilim.
Bu hissiyata sahip olmam, bu sabahki atıştırmalık rahmetin hoşuma gitmediğini göstermez elbette...

Yalandan ve söyleyenlerden nefret ettiğini söyleyen insanların; cevabın doğrusunu bildiğiniz halde, gözünüzün içine baka baka ve üst üste yalan söylediğini gördüğünüzde hissettiğiniz şeyin adı yok. En hafif ifadeyle; hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Hissettiğiniz duyguyu, hayal kırıklığını, kırgınlığı karşınızdakine anlatabilmek için kelime arıyorsunuz ama bulduğunuz her kelime az geliyor, dudağınızda sönüveriyor.
O kırıklar da olduğu gibi kalıveriyor içinizde bir yerlerde. Eski hâline gelirler mi bilinmez.
Çok yazık...

0 söyleşeyim diyen: