*Akşam kızımla, hoş sohbetin havada uçuşacağı bir yere gitmeyi planlıyordum lakin;havanın yağmurlu olması ve eşimle babiçkomun evde olmaması sebebiyle arabasızlıktan
istediğim yere gidemedim. Onları beklerken keloğlan masallarını izledik ve minik
boyama ödevimizi yaptık kızımla.
*Uyku saati geldiğinde beraber uyumadan önce pazarlık yaptı benimle kızım.
Sabah işe giderken ondan önce kalktığım için beni görmeden okula gittiğini söyledi.
'Dün uyandım' dedi bana, 'sen gitmiştin anne, hep benden önce gidiyosun,
sonra yastığını kokladım, özledim seni.'
Şubatın yirmisinden sonra, hep onunla olacağımı söyledim.
Tarih bile verdim.
Hoş; şubatın, marttan önce geldiğini bilmediği gibi,
bugünle şubatın arasında da ne kadar zaman dilimi olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.
Fikri varmış gibi davrandı gerçi. Az kaldığı yönünde tespitte bulunduktan sonra;
'söz ver' dedi 'sabah işe gitmeden önce beni uyandırıp öpüp gideceksin.'
Evden erken çıktığım için, epey kaçındıktan sonra, amansız ısrarı yüzünden söz vermek zorunda kaldım.
Sözden dolayı uyandıracaktım da...
*Yirmi beş geçe evden çıkarken; amirale verdiğim sözden bahsedip; 'uyandırsam mı?' diye sordum.
'saçmalama hayatım' dedi bana. 'Bu saatte uyandırılır mı, okul dokuzda.'
*On dakika sonra serviste yol alırken telefonum çaldı. Telefondaki; 'sözümü tutmadığımı, dolayısıyla yalancı olduğumu' söyleyen kızımdı. Onu uyandırmaya kıyamadığımı belki yirmi kez söyledikten sonra, türlü ikna yöntemleriyle ve ertesi sabah muhakkak onu uyandırıp işe gideceğim sözüyle telefonu kapatabildim...
*Şubatın yirmisini iple çekiyorum.
3 söyleşeyim diyen:
:( kötü olmus.. amiralleri dinlemek iyidir güzeldir, ama bu sefer iyi sonu vermemis maalesef :( yarin sabah telafi eder, subatin yirmisinden sonra da acisini cikartirsiniz insaallah :)
bu arada bayiliyorum senin civcivine sakarim :)
Bizimki biraz inatçı canım. Her açığı değerlendirmeye meyilli bir velet...
Yatmadan önce dualarımıza bir cümle daha kattı.
'annem beni hep okula götürsün' :)
Yastığını kokluyormus he:) romantik kız :)
Yorum Gönder