Sayfalar

23 Ocak 2012 Pazartesi

Erken emekli

Annemin evinden yazıyorum bugün.
İşimden; tahmin ettiğim vaktin epey evvelinde ayrılmak zorunda kaldım.
İlkinin aksine o kadar sıkıntılı dönemler geçiriyorum ki;
bu ikincisi gözümü korkutmadı dersem yalan söylemiş olurum.
Kızımda hamileliğe dair o kadar külfetsiz bir dönem geçirmişim ki;
şimdi yaşadıklarım o dönemin yanında kabus gibi kalıyor.
Kızım işi bıraktığım için dört köşe.
İlk sorusu 'yarından sonraki yarın ve ondan sonraki yarın da mı işe gitmiceksin anne?' oldu.
Her 'evet' dediğimde ağzı kulaklarına varıyor. Her evet dediğimde diyorum çünkü;
aklına geldikçe aynı soruyu sormaya devam ediyor.
Normalde altı hafta daha üç kişi kalmamız gerek ama evde dinlenmeye beni mecbur eden sorunlar
(Allah korusun) devam edecek olursa; bu süre çok daha kısalabilir.
Korkmamaya çalışıyorum.
Her şey O'ndan geldiği için, korkunun faydası yok ama bazen insan,
bunu unutuveriyor insan olduğundan mütevellit.
Evde; sadece istirahatimden sorumlu olduğum için yiyip, içip, okuyorum bu aralar.
Başka da bir şey yaptığım yok.
Dua etmekten başka...